Röportaj: Derin Togar

derin1

Poptrend’in ilk röportajını yeni bir yetenekle yapmak istedim. Çünkü Türkiye’de çok kaliteli işlerle başarılı olacağına inandığım, Dünya müziğini merkezinde takip eden, bilgisi kültürü yerinde, Poptrend’in kalıbına tam uyan, geleceği parlak biri.. İsmini radyo ve televizyonlardan duymuş olmanız olası. Yayınladığı “Dokun” isimli single ile Türk Pop müziğine kalite getirme yolunda ilerleyen Derin Togar.

Derin Türkçe Müzik dünyasında yeni bir ses, yeni bir isimsin. Müziğe nasıl başladın, bize biraz kendinden bahsedebilir misin?

Asheville, North Carolina /Amerika’da doğdum. Annem Amerika’lı, babam ise Türk. O neden hayatımız Türkiye ve Amerika arasında geçti. Okul hayatım Amerika’da geçti fakat her yaz 3-4 aylığına İstanbul’daki evimize geldik. Türkiye’de bir çok arkadaşımız ve çok güzel anılarımız oldu. 3 yaşındayken şarkı söylemeye ve dans etmeye başladım. Aileme show yapmaya bayılırdım. 6 yaşında şan dersleri almaya başladım. Okulda ve okul dışında bir çok müzikalde rol aldım. Lisede Amerika bazında meşhur olan okullardan Madrical korosunda solist olarak yer aldım. Bunun benim hayatımda büyük etkisi oldu ve liseden sonra Indiana Universitesi’nde Opera tahsili yaptım.

Peki annen Amerika’lı, baban Türk iken sen birçok dil ve kültür biliyorsun. Bunlar bir anda oluşmaz, nasıl oldu bu?

Annemle babam, benim ve ablamın hem Amerikan hem de Türk kültürlerini öğrenmemize özel ilgi gösterdiler. Ailem benim Türkçe ve İngilizce öğrenmem için büyük çaba sarfetti. Aynı zamanda benim müzik ve yabancı dil öğrenmeme çok destek oldular. Klasik müzik öğrenirken, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca şarkı söylemeye başladım. Fakat maalesef, bu dillerde şarkı söyleyebilsemde, hepsini konuşamıyorum. Yine de bu dillerin bir kaç tanesini günlük hayatta kullanıldığı kadarıyla konuşabiliyorum.

Neden Klasik müzik, Opera ve Caz?

Lisede Klasik müzik, üniversitede ise Opera okudum. Opera’ya olan isteğim Klasik müzik nedeniyle oldu. Üniversiteyi bitirdikten sonra Türkiye’ye geldim ve müziğe çok kısa bir süre ara verdim. Bu arada Kerem Görsev ile tanıştım. Kerem Görsev, bende uzun zamandan beri varolan Caz merakımı uyandırdı. Ondan sonra Nardis, Q Jazz Bar, Naima Jazz Club ve JC’s Jazz Center gibi yerlerde sahne almaya başladım. Çok küçük yaştan beri Ella Fitzgerald, Frank Sinatra ve Louis Armstrong gibi sanatçıları devamlı dinlerdim. Herhalde bu nedenle caz benim kanımda mevcut.

Ünlü isimlerle sahne alacak konuma nasıl geldin?

Genelde Türkiye’deki insanların arasında güçlü bir bağ var. Birisi ile tanıştığınız zaman hemen başka bir bağlantı oluşuyor ve değişik insanlar sizi arayıp beraber çalışma teklifinde bulunuyorlar.

Peki neden Pop?

Opera’yı ve Caz müziğini çok sevmeme rağmen kendi müziğimi yaratmak istedim. Aynı zamanda bir şarkıyı ilk söyleyen kişi olmakta, hem çok gurur verici hem de doyurucu birşey. Aynı zamnada birgün büyük şovlar yapmak ve çok daha fazla sahnede yer almak fikri de bana çok cazip geldi. Bu nedenlerle Pop’u seçtim.

Hmm. Sence Türkçe Pop müzik olması gerektiği gibi mi?

Türkçe Pop bir süre sonra dans müziğine doğru yönelmeye başladı. Bence bütün dünyada aynı yöne gidiyor. Türkiye’nin yeni jenerasyonu bence müthiş müzik yapıyor. Türkiye’deki müzisyenlerde çok iyi. Zaten müzik kanımızda var. Umarım Türkiye’den çıkan popçular çok daha Dünya’ya yönelik müzik yapmaya başlarlar.

Popüler olunca ticari şarkılar yapmak ile yeni bir şeyler tutturmak arasındaki denge nasıl olmalı?

Bence müzik insanın kalbinden geldiği zaman, o müzik tutulsa da tutulmasa da tatmin edici oluyor, çünkü inandığın bir şeyi yapmış oluyorsun. Önceden tutulmuş olan şarkıları yeniden yapmak bence güzel bir şey. Özellikle beğendiğin bir sanatçı varsa, onun şarkılarını yapmak apayrı bir zevk.

Ses rengin oldukça benzersiz. Türkçe müzik yapmaya nasıl karar verdin? Kimlerle çalışmaya başladın?

Aslında ilk başta Türkiye’de müzik yapma gibi bir isteğim yoktu. Türkiye’ye taşınıp, orada oturmaya başladıktan sonra fazla miktarda Türkçe müzik dinlemeye ve söylemeye başladım. İlk önce İstanbul Gelişim Grubu Orkestrası ile Türkçe Pop müzik söylemeye başladım. Daha sonra Erdem Kınay ile beraber kendi müziğimizi yaratmaya başladık.

Bu yaz ‘Dokun’ isimli single çalışman yayınlandı. Nasıl tepkiler geliyor?

Duyduğum kadarıyla dinleyenler beğeniyor. Şarkımı radyoda ilk kez duyduğum zaman çok sevindim ve gururlandım. Genelde şarkıyı dinleyenler beni ya internet sitemden (http://www.derintogar.com) ya da sosyal ağlardan (http://facebook.com/derintogar ve http://twitter.com/derintogar) takip ediyorlar ve direkt olarak bana mesajlarını ve düşüncelerini yazabiliyorlar.

Bu single çalışmasında seni en çok zorlayan şey desem.

Single ve müzik konusunda pek beni zorlayan bir şey olmadı. Bu müzik hayatımda çok eğlenceli ve yaratıcı bir dönemdi.

Dünyaca ünlü prodüktörler ve yardımcılarıyla çalışıyorsun, İngilizce albüm geliyor mu? Yoksa bilingual yani hem Türkçe hem de İngilizce şarkılardan oluşan bir albüm mü geliyor?

İnşallah ikisi de geliyor. Bir Türkçe albüm ve bir İngilizce albüm. İlk önce single’lar veya maxi single da çıkabilir.

Peki Türkçe albüm projesinde durum nedir? Nasıl şarkılar bekliyor bizi?

Türkçe albümün şarkıları henüz kesinleşmedi. Şu an özellikle İngilizce albüm üzerinde çalışıyorum. Türkçe albüm ise herhalde benim gibi melez bir albüm olur. Hem Türkçe, hem de Amerikan hissini içeren bir albüm olacağı kanaatindeyim.

Yani her halükarda bomba gibi geliyorsun diyebilir miyiz?

Muhakkak! Açıkçası ne kadar çalışırsam benim için o kadar iyi oluyor. Beni en mesut eden şeyler şarkı yazmak söylemek, sahne almak ve dans etmek. Hayranlarımla ilgilenmekte bana büyük bir zevk veriyor. İnsanların benim şarkı sözlerimi tekrarlamaları çok gurur verici, çok mutlu oluyorum.

Bizi bekleyen müziğin ne kadar mainstream (piyasa), ne kadar alternatif (deneysel)?

İngilizce albüm genel olarak mainstream olacak, Türkçe albümün ise mainstream ve alternatif karışımı olacağını düşünüyorum.

Müziğini nasıl şekillendiriyorsun?

Genelde önce melodiyi bulurum, arkasından İngilizce söz yazarım. Eğer şarkı İngilizce kalacaksa şarkının sözleri öyle kalır. Eğer Türkçe olacaksa, söz yazarıyla oturup bir konu belirleriz ve onun üzerinde benim için bir şarkı yazarlar. Sonra o şarkıyı kayıt ederiz. Benim için şarkı yazmak yap-boz’a benzer, sanki o söz her zaman oradaymış gibi. Sadece doğru parçayı bulmak lazım. Şarkı yapım süreci benim için çok heyecanlı bir dönem, yaptıktan sonra yerimde duramıyorum heyecandan (gülüyor).

Dünyaca isimlerin albümleri çıkış tarihinden önce internete sızdırılıyor, onlar bile paylaşımın önüne geçemiyorken Türkiye’de hatta Dünya’da albüm çıkarmak delilik değil mi?

Albüm çıkarmak zaten bir delilik gibi geliyor. Ama müzik yapmadan benim hayatım geçmez. Ve denemeden de hayatım boyunca “keşke olsaydı” derdim. Yani bu benim için bir seçenek değil.

Artık milyonluk satışlarda olmadığı bilindiği üzere, hayatını müzik ile idame ettirmek zor olmuyor mu?

Çok çok çok zor! Böyle bir iş çok masraflı ve geri dönüşü hiç kesin değil. Ama önceden dediğim gibi, müzik benim hayatım.

Diğerlerinden farklı olmak tamam da, aykırı olmak şu sıralar oldukça revaçta. Sen ne kadar aykırısın?

Ben özellikle farklı bir şey yapmak için yola çıkmadım, kendime doğru olan müziği yapmaya çalışıyorum. Ne kadar aykırıdır bilmiyorum, artık hayranlarım onun derecesine karar versin.

Çıkacak her şarkına dans koreografisi hazırlanacak mı?

Genelde evet, performanslara göre koreografiler hazırlanacak. Türkiye’de dans casting ajansı Danset ile çalışıyorum. Koreografım İzmir Tenim. Amerika’da ise Brian Thomas (http://www.thebtexperience.com/) benim koreografım ve aynı zamanda “Dokun” için video klip yönetmenimdi.

Sence lip sync (Türkiye’de bilindiği üzere playback) mi? canlı mı daha iş görür? Bu soruyu sormamın nedeni genelde yeni isimler performans şarkıcısı olmuyor da.

Ben ne olursa olsun, canlı müziği tercih ederim. Sadece lip sync yapacak olsaydım, bunca sene bu kadar çok çalışmazdım. Her zaman arkanda çalan ekip olmayabiliyor, sadece o zaman parça üzerinde canlı söylemeyi tercih ediyorum.

Sahnede neler yapmayı planlıyorsun? Hayalinde neler var?

Benim hayalimde büyük konserler vermek var, hayranlarımı bayılırcasına eğlendirmek var. Onlara hep şovun bir parçası olduklarını hissettirmek isterim.

Türkiye’den kimleri beğeniyorsun?

Türkiye’de çok beğendiğim insanlarla çalışma imkanım oldu fakat prodüktör olarak Ozan Doğulu, Ozan Çolakoğlu ve Mustafa Ceceli’yle, sanatçı olarakta özellikle birgün Tarkan’la veya benim müziğime yakın olan sanatçılarla çalışmayı çok isterim.

Şu sıralar kimleri dinliyorsun?

Kore’li gruplar dinliyorum, BoA diye bir kız, Girls Generation ve Super Junior, İngiliz bir grup var La Roux, onları tekrar tekrar dinliyorum. Amerika’dan severek dinlediğim sanatçılar ise Jump Little Children, Lady Gaga, Britney Spears, Beyonce, Christina Aguilera ve Miley Cyrus’un “Can’t Be Tamed” şarkısı. Türkçe şarkılardan da Gripin ve Emre Aydın’ın “Sensiz İstanbul’a Düşmanım” şarkısına bayılıyorum, bana İstanbul’u hatırlatıyor. Amerika’dayken en çok Sezen Aksu’nun şarkılarını dinliyorum. Tarkan’ın bütün albümlerini sık sık dilerim, yeni albümünü de çok beğendim, yaylıları çok seviyorum. Ozan Doğulu’nun yeni albümünü de dinliyorum. Sertab’ın şarkılarını zaten ezbere biliyorum, özellikle “Aşk” ve “Yolun Başı” favorilerim.

En son hangi filmi izledin?

En son “The Dutchess” filmini izledim, özellikle tarihi filmleri çok beğeniyorum.

Son sorum, hangi dizileri takip ediyorsun?

Grey’s Anatomy, Make it or Break it ve Glee favorilerim. Gossip Girl, House, Desperate Housewives, Brothers and Sisters ve Medium sevdiklerim. Her zaman en çok sevdiğim diziler çabuk bitiyor maalesef. Hmm başkaaa (düşünüyor), hah Buffy the Vampire Slayer, The West Wing, Asmalı Konak ve her hafta New York’da en iyi arkadaşım Sinem’le izlediğimiz Aşk-ı Memnu.

İlk röportajımız olduğu için biraz uzun ve özel oldu. Çooook teşekkür ederim Derin!

Ben teşekkür ederim! Sevgili Poptrend okuyucuları beni takip etmeye devam edin :)

Paylaş:

    3 Yorum

    1. derin togar müziğiyle,duruşuyla sanırım şuanki ticari tüketim müziğinde bulunmaz bir cevher olacak,türkiye de bu kadar gereksiz ismin listelerde olduğunu düşünürsek,müzik piyasasına böyle kaliteli isimlerin gelmesi oldukça mutlu ediyor bizi,yolunuz açık olsun,dokun şarkınızı da çok beğenmiştik,umarım sezen aksu,tarkan gibi isimlerin bulunduğu yerlere gelirsiniz o potansiyeliniz var çünkü,tekrardan müzik hayatınızda ve kariyerinizde başarılar diliyorum

    2. herşeyden önce çok güzelsiniz.. :) )

    3. Röportajı okuyunca merak edip dinledim ve “iş yapar” kanısına vardım :D Melodi gayet hoş olmuş, ama yeterince promosyon yapılmadı galiba.

    Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    *

    Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>